SERMAYE İSİM DEĞİŞTİRİYOR, DEVLET KORUYOR, İŞÇİ ÖLÜYOR: NİĞDE’DEKİ PATLAMA HENDEK’İN DEVAMIDIR

Niğde Bor’da Yertaş Havai Fişek Fabrikası’nda meydana gelen patlamada bir işçinin hayatını kaybetmesi, bir işçinin ise ağır yaralanması kaza veya fıtrat ile açıklanamaz. Bu olay, tıpkı Dilovası’nda, tıpkı Hendek’te olduğu gibi, işçi kanı üzerinden servet biriktiren sermayenin ve onu koruyan siyasi-hukuki düzenin ortaklaşa işlediği, göz göre göre gelen bir sosyal cinayettir.

Patlamanın yaşandığı tesisin tabelasında Yertaş yazması kimseyi kandırmasın. Bu fabrika, 3 Temmuz 2020’de Sakarya Hendek’te 7 canımızı alan, yüzlerce işçiyi yaralayan Büyük Coşkunlar şirketinin, yani Coşkunlar ailesinin doğrudan uzantısıdır. 2018 yılında yine aynı tesiste yaşanan patlamada 2 işçinin ölmesine rağmen çarkların hiçbir şey olmamış gibi dönmeye devam etmesi, vahşi sömürünün geldiği son noktadır.

Bu katliamın faili sadece fabrikanın kağıt üzerindeki sahipleri değildir. Asıl fail, Hendek davasında Yargıtay’ın olası kast kararına direnip, 7 işçinin canını alan patronu komik bir kefalet ve ev hapsiyle tahliye eden, ona “İşçiyi öldür, parasını öde, yeni şirketle yoluna devam et” mesajını veren yargı sistemidir. Cezasızlık zırhını kuşanan sermaye, isim ve şehir değiştirerek ölüm saçmaya, işçi sağlığı ve güvenliğini gereksiz bir maliyet kalemi olarak görmeye devam etmektedir.

Patlamadan hemen sonra Niğde Valiliği’nin daha enkaz tam kaldırılmadan “güvenlik önlemleri alınmış şekilde konumlandırılıyor” diyerek fabrikayı aklamaya girişmesi, devletin bu sömürü çarkındaki safının itirafıdır. Denetimsizliği meşrulaştıran, işçiyi açlık ile ölümcül kimyasallar arasında tercihe zorlayan bu zihniyet ihmal veya taksir kılıfına sığdırılamaz. Bunun hukuktaki tek karşılığı olası kastla cinayettir.

Sosyal Haklar Derneği olarak; Soma, Hendek, Amasra, İliç, Dilovası ve son olarak Niğde’de yaşanan bu sosyal cinayetler zincirinin karşısında yaşam hakkını inatla savunmaya devam edeceğiz.Şirketlerin isim değiştirerek sorumluluktan kaçmasına, idari makamların failleri koruyan aceleci açıklamalarına ve yargının cezasızlık politikasına teslim olmayacağız. 

Leave a Reply

Your email address will not be published.