KRİZLERİN VE SAVAŞLARIN YÜKÜ KADINLARIN OMZUNA YIKILAMAZ

8 MART’TA SOSYAL HAK MÜCADELEMİZİ YÜKSELTİYORUZ
KRİZLERİN VE SAVAŞLARIN YÜKÜ KADINLARIN OMZUNA YIKILAMAZ

Dünya’da ve Türkiye’de çoklu bir kriz döneminden geçiyoruz. Ekonomik daralma, derinleşen yoksulluk, güvencesiz çalışma, işsizlik, ekolojik yıkım, afetler, savaşlar, gıda ve barınma krizi…

Bu krizlerin ve savaşların ortak bir anlamı var:
Sosyal haklar geriledikçe, piyasa tahakkümü genişledikçe, yük emekçilerin ve en çok da kadın emekçilerin sırtına bırakılıyor.

Enerji adaleti, gıda güvencesi, kamusal bakım hizmetleri, güvenceli çalışma ve şiddetsiz yaşam birer lütuf değil, sosyal haklarımızdır.

Bizler Sosyal Haklar Derneği Genel Merkezi olarak 8 Mart’ta hatırlatıyoruz:
Sosyal haklar geriledikçe kadınlar daha güvencesiz, daha yoksul ve daha savunmasız hale gelir.

KADIN CİNAYETLERİ VE ŞİDDET: SOSYAL HAKLARIN TASİFYESİNİN EN AĞIR SONUCU

Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri münferit değildir.
Kadın cinayetleri bireysel değil, politiktir.

Ekonomik bağımlılığın, yoksullaşmanın, güvencesizliğin ve kamusal destek mekanizmalarının zayıflatılmasının olduğu her düzende cinsiyetçi şiddet artar.

Geliri olmayan, barınma güvencesi olmayan, temel ihtiyaçlarına erişimi olmayan, sosyal destek mekanizmalarına erişemeyen kadınlar şiddet döngüsünden çıkmakta daha fazla zorlanır.

Bugün Türkiye’de kadınlar en çok en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor.
Kadın cinayetleri her yıl artıyor, faillere gerekli yaptırımlar uygulanmıyor.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, kamusal hizmetlerin daraltılması, nafaka ve koruma mekanizmalarının tartışmaya açılması; kadınların yaşam hakkını doğrudan tehdit ediyor.

Şiddetsiz yaşam bir sosyal haktır.
Kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu olamaz.

Kadın cinayetleri politiktir.
Ve sosyal hakların geriletilmesiyle doğrudan bağlantılıdır.

SOMA’DA MÜCADELE: ENERJİ ADALETİ VE GEÇİM HAKKI

Soma’da verilen mücadele yalnızca ücret mücadelesi değildir. Bu mücadele enerji adaleti, çalışma hakkı ve geçim hakkı mücadelesidir.

Kömüre dayalı ve piyasaya terk edilmiş enerji politikaları bölgeyi kırılganlaştırmış; tarımı zayıflatmış; kadınları hem işsizlik hem de görünmeyen bakım emeği sömürüsü kıskacına itmiştir.

İşten çıkarmalar arttığında, gelir düştüğünde, sosyal haklar aşındığında kadınlar daha fazla yoksullaşır.
Yoksulluk arttıkça kadınlar şiddet karşısında daha korumasız hale gelir.

Enerji adaleti sağlanmadan sosyal ve ekolojik adalet sağlanamaz.
Sosyal adalet sağlanmadan kadınlar güvende olmaz.

İSKENDERUN’DA MÜCADELE: BARINMA HAKKI

Deprem sonrası İskenderun’da barınma krizi sürüyor. Güvenli ve kamusal konut hakkı tam olarak sağlanmadan yaşam yeniden kurulamaz.

Barınma güvencesi olmayan kadın, şiddetten kaçamaz.
Gelir güvencesi olmayan kadın, bağımsız yaşayamaz.

Afet sonrası onarıcı yeniden yapılanma sosyal hak perspektifiyle yürütülmediğinde, kadınlar hem ekonomik hem fiziksel güvencesizlik içinde bırakılır.

Afet sonrası onarıcı kamu politikaları; güvenli konut, kamusal hizmet, sosyal destek ve kadınların eşit katılımı ile mümkündür.

ÜLKE GENELİNDE 

Kamusal hizmetlerin kapsamı her gün biraz daha daraltılıyor.
Bakım, tamamen piyasaların kontrolüne bırakılıyor.
Gıda ve barınma başta olmak üzere temel ihtiyaçlara erişim piyasaların kontrolüne bırakılıyor.
Ücretler eriyor.

Krizler derinleşiyor, savaşlar yaygınlaşıyor, güvenlik politikaları toplumsal yaşamı kuşatıyor.

Ve aynı dönemde kadın cinayetleri sürüyor.
Kadına yönelik şiddet artıyor.
Her yıl yüzlerce kadın yaşam hakkından mahrum bırakılıyor.

Bu tesadüf değil!

Sosyal haklar zayıfladıkça kadınların yaşam alanı daralır.
Kadın emeği sömürüsü derinleşir, kadın emekçiler daha az kazanır, daha güvencesiz yaşar ve daha fazla risk altında kalır.

Biz bu düzene razı değiliz.

SOSYAL HAKLAR OLMADAN TOPLUMSAL CİNSİYET ADALETİ SAĞLANAMAZ

Enerji adaleti güvence altına alınmadan,
Barınma hakkı güvence altına alınmadan,
Gıda güvencesi tesis edilmeden,
Bakım kamusal sorumluluk olarak örgütlenmeden,
Güvenceli ve eşit çalışma hakkı korunmadan,
Kadına yönelik şiddetle mücadele için sosyal hizmetler güçlendirilmeden toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanamaz.

Kadınların yaşam hakkı piyasaların insafına bırakılamaz.

SÖZÜMÜZ NET

Soma’da da, İskenderun’da da, Türkiye’nin her yerinde de aynı şeyi söylüyoruz:

Krizlerin ve savaşların yükü kadınların omzuna yıkılamaz.
Kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu olamaz.

Kadın cinayetlerine karşı yaşama hakkını savunuyoruz.

8 Mart’ta sosyal hak mücadelemizi yükseltiyoruz.

Kamucu, eşitlikçi ve şiddetsiz bir gelecek için mücadele ediyoruz.

Kadın, yaşam, özgürlük!

Sosyal Haklar Derneği
Genel Merkez

Leave a Reply

Your email address will not be published.