Dördüncü Nesil Haklar; Yeni ve Gelişen Haklar

Dördüncü nesil haklar, dijitalleşme, yapay zekâ, büyük veri ve biyoteknolojideki hızlı gelişmeler sonucunda ortaya çıkan; henüz klasik insan hakları sözleşmelerinde tam olarak kodifiye edilmemiş, ancak giderek ulusal ve uluslararası hukukta tanınan yeni hak alanlarını ifade etmektedir. Bu haklar, bireyin bedensel, zihinsel ve dijital bütünlüğünü korumayı; teknolojik güç karşısında insan onurunu güvence altına almayı amaçlamaktadır. Bu makale, dördüncü nesil hakların tarihsel bağlamını, normatif gelişimini ve insan hakları rejimi içindeki yerini ele almakta; ayrıca bu hakların düzenlenmesindeki yapısal güçlükleri eleştirel bir perspektifle tartışmaktadır.

Dördüncü nesil haklar, insan hakları hukukunun teknolojik dönüşüm karşısında genişlemesini temsil eder. Bu haklar, klasik anlamda devlet-birey ilişkisini aşarak, birey ile küresel teknoloji şirketleri, algoritmik sistemler ve biyomedikal kurumlar arasındaki güç ilişkilerini insan hakları hukukunun konusu haline getirmektedir (Floridi, 2013). Bu bağlamda dördüncü nesil haklar, insan onurunun yalnızca siyasal ve sosyal alanlarda değil, dijital ve biyolojik alanlarda da korunması gerektiği düşüncesine dayanmaktadır.

Tarihsel Arka Plan: Dijitalleşme ve Biyoteknolojik Dönüşüm

İnternetin yaygınlaşması, büyük veri analitiği, genetik mühendisliği ve yapay zekâ teknolojileri, bireyin yaşamı üzerinde daha önce benzeri görülmemiş bir teknik denetim kapasitesi yaratmıştır. Bu gelişmeler, bireyin yalnızca yurttaş ve emekçi değil, aynı zamanda veri öznesi ve biyolojik varlık olarak da korunmasını gerekli kılmıştır (Lyon, 2018). Bu bağlamda dördüncü nesil haklar, teknolojik ilerlemenin yarattığı yeni güç asimetrilerine karşı bir hukuksal ve etik savunma hattı olarak ortaya çıkmıştır.

Kişisel Verilerin Korunması Hakkı

Kişisel verilerin korunması hakkı, dijital çağın en erken kurumsallaşan yeni hak alanlarından biridir. Avrupa Konseyi’nin 108 No’lu Sözleşmesi (1981) ve Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR, 2016), bu hakkı bağlayıcı normlar haline getirmiştir (Kuner, 2020). Bu hak, bireyin dijital profilleme ve sürekli izlenme karşısında özerkliğini korumayı amaçlar.

Dijital Mahremiyet Hakkı

Dijital mahremiyet, klasik özel hayatın gizliliği hakkının çevrimiçi ortama genişlemiş biçimidir. Sosyal medya, mobil uygulamalar ve platform ekonomisi, mahremiyetin piyasa değeri olan bir metaya dönüşmesine yol açmıştır (Zuboff, 2019). Bu bağlamda dijital mahremiyet hakkı, bireyin çevrimiçi alanlarda da insan onuruna uygun biçimde korunmasını ifade eder.

Unutulma Hakkı

Unutulma hakkı, dijital hafızanın kalıcılığı karşısında bireyin geçmişine mahkûm edilmemesi talebine dayanır. Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın Google Spain kararı (2014), bu hakkın hukuksal tanınmasında dönüm noktasıdır (Rosen, 2012; CJEU, 2014). Bu hak, dijital çağda zamanın ve affedilmenin hukuksal karşılığı olarak değerlendirilebilir.

Biyoetik Haklar ve Genetik Müdahalelere Karşı Korunma

Genetik testler, CRISPR teknolojileri ve üreme teknolojileri, insan bedeninin ve genetik yapısının teknik müdahaleye açık hale gelmesine yol açmıştır. Bu gelişmeler, insanın araçsallaştırılmasına karşı biyoetik hakların güçlendirilmesini zorunlu kılmıştır (UNESCO, 2005). Genetik müdahalelere karşı korunma hakkı, insan türünün bütünlüğünü ve gelecek kuşakların haklarını da kapsayan kolektif bir boyut taşımaktadır.

Yapay Zekâ Karşısında İnsan Onurunun Korunması

Yapay zekâ sistemleri, karar alma süreçlerinde giderek merkezi bir rol üstlenmektedir. Algoritmik ayrımcılık, otomatik kararlar ve öngörücü gözetim, bireyin özerkliğini ve eşitliğini tehdit etmektedir (Eubanks, 2018). Bu bağlamda yapay zekâ karşısında insan onurunun korunması, insanın makineye tabi kılınmaması; nihai kararın ve sorumluluğun insanda kalması ilkesine dayanmaktadır. Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği’nin yapay zekâ düzenlemeleri, bu alanın hukuksal çerçevesinin oluşmakta olduğunu göstermektedir (EU AI Act).

Dördüncü Nesil Hakların Hukuksal Statüsü ve Kodifikasyon Sorunu

Dördüncü nesil haklar, büyük ölçüde yumuşak hukuk belgeleri, bölgesel düzenlemeler ve mahkeme içtihatları yoluyla gelişmektedir. Bu durum, hakların bağlayıcılığı ve evrenselliği açısından parçalı bir yapı yaratmaktadır (Brownsword, 2008). Bu hakların kurumsallaşması, klasik insan hakları sözleşmelerinin teknolojiye uyarlanmasını ve yeni normatif araçların geliştirilmesini gerektirmektedir.

Önceki Nesil Haklarla İlişki

Dördüncü nesil haklar, birinci nesil mahremiyet ve ifade özgürlüğü, ikinci nesil sağlık hakkı ve üçüncü nesil insanlığın ortak mirası ilkeleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu haklar, önceki nesil hakların dijital ve biyoteknolojik çağda yeniden yorumlanması olarak da değerlendirilebilir.

Dördüncü nesil haklar, insan hakları hukukunun teknolojik çağda insan onurunu koruma kapasitesinin sınandığı yeni bir alandır. Bu haklar, bireyin yalnızca siyasal ve sosyal değil, aynı zamanda dijital ve biyolojik varlık olarak da korunmasını hedefler. Bu yönüyle dördüncü nesil haklar, insan hakları rejiminin geleceğini belirleyecek temel tartışma alanlarından birini oluşturmaktadır.

Görsel OdaTV Haber Sitesinden alınmıştır.

Kaynakça

Brownsword, R. (2008). Rights, Regulation and the Technological Revolution. Oxford University Press.
CJEU (2014). Google Spain SL, Google Inc. v AEPD and Mario Costeja González.
Eubanks, V. (2018). Automating Inequality. St. Martin’s Press.
Floridi, L. (2013). The Ethics of Information. Oxford University Press.
Kuner, C. (2020). Transborder Data Flows and Data Privacy Law. Oxford University Press.
Lyon, D. (2018). The Culture of Surveillance. Polity Press.
Rosen, J. (2012). The Right to Be Forgotten. Stanford Law Review.
UNESCO (2005). Universal Declaration on Bioethics and Human Rights.
Zuboff, S. (2019). The Age of Surveillance Capitalism. PublicAffairs.
European Union (2024). Artificial Intelligence Act (AI Act).


İstersen dört nesil hakları tek bir derleme kitapçık, üniversite dersi için okuma paketi, ya da politika raporu formatında tek dosyada da birleştirebilirim.

Leave a Reply

Your email address will not be published.