Üçüncü Nesil Haklar; Dayanışma ve Kolektif Haklar (Yeşil Haklar)

Üçüncü nesil haklar olarak adlandırılan dayanışma ve kolektif haklar, bireyi değil, halkları, toplumları ve insanlığı bütün olarak hak öznesi kabul eden bir insan hakları anlayışını ifade eder. Bu haklar, sömürgecilik sonrası dönemde, küresel eşitsizlikler, kalkınma sorunları, çevresel krizler ve barış talebi bağlamında ortaya çıkmış; uluslararası işbirliği ve kolektif sorumluluk ilkelerine dayanan yeni bir hak kategorisi oluşturmuştur. Bu makale, üçüncü nesil hakların tarihsel kökenlerini, siyasal mücadelelerle ilişkisini ve uluslararası hukukta kurumsallaşma düzeyini ele almakta; ayrıca bu hakların küresel güç ilişkileri içindeki tartışmalı konumunu eleştirel bir çerçevede değerlendirmektedir.

Üçüncü nesil haklar, insan hakları teorisinde birinci ve ikinci nesil hakların ötesine geçerek, hak öznesini bireyden kolektife doğru genişleten bir yaklaşımı temsil eder (Vasak, 1977). Bu haklar, yalnızca devlet-birey ilişkisini değil, devletler arası eşitsizlikleri, küresel güç ilişkilerini ve insanlığın ortak sorunlarını insan hakları hukukunun konusu haline getirmektedir. Bu bağlamda üçüncü nesil haklar, klasik liberal insan hakları paradigmasının sınırlarını aşan ve küresel adaletperspektifini insan hakları söylemine dahil eden tarihsel bir genişleme olarak değerlendirilebilir (Mutua, 2002).

Sömürgecilik Sonrası Dönem ve Küresel Eşitsizlikler

Üçüncü nesil hakların doğuşu, büyük ölçüde 20. yüzyılın ikinci yarısında sömürgeciliğin çözülmesi ve yeni bağımsız devletlerin ortaya çıkmasıyla ilişkilidir. Asya, Afrika ve Latin Amerika’da bağımsızlık mücadeleleri, yalnızca siyasal egemenlik değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlık ve kalkınma hakkı taleplerini de gündeme getirmiştir (Anghie, 2005). Bu süreçte, küresel ekonomik sistemin yapısal eşitsizlikleri, kalkınma hakkı ve doğal kaynaklar üzerinde egemenlik gibi kolektif hakların tarihsel zeminini oluşturmuştur.

Halkların Hakları ve Kendi Kaderini Tayin Hakkı

Halkların kendi kaderini tayin hakkı, üçüncü nesil hakların en köklü ve en tartışmalı unsurlarından biridir. Bu hak, Birleşmiş Milletler Antlaşması ve ICCPR ile ICESCR’nin ortak 1. maddesinde düzenlenmiş olup, sömürge yönetimi altındaki halkların bağımsızlık mücadelesinin hukuksal dayanağını oluşturmuştur (Cassese, 1995). Bu hak, yalnızca siyasal bağımsızlık değil; aynı zamanda ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeyi özgürce belirleme yetkisini de kapsamaktadır.

Kalkınma Hakkı: Yapısal Eşitsizliklere Karşı Kolektif Talep

Kalkınma hakkı, 1986 tarihli BM Kalkınma Hakkı Bildirgesi ile formüle edilmiş; bireylerin ve halkların ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal gelişmeden yararlanma hakkı olarak tanımlanmıştır (UN General Assembly, 1986). Bu hak, kalkınmanın teknik bir ekonomik süreç değil, hak temelli bir süreç olduğunu vurgular. Aynı zamanda küresel ekonomik düzenin eşitsizlik üreten yapısına karşı kolektif bir hak iddiası olarak ortaya çıkmıştır (Marks, 2003).

Barış Hakkı

Barış hakkı, özellikle Soğuk Savaş ve nükleer silahlanma bağlamında gelişmiş; savaşın insan haklarının kitlesel ihlali olduğu anlayışına dayanmıştır. BM Genel Kurulu’nun çeşitli kararlarında ve UNESCO belgelerinde barış, insanlığın ortak değeri olarak tanımlanmıştır (Alfredsson & Eide, 1999). Barış hakkı, klasik anlamda bireysel bir hak olmaktan ziyade, insan haklarının kullanılabilmesinin önkoşulu olarak kolektif bir hak niteliği taşır.

Sağlıklı ve Dengeli Çevrede Yaşama Hakkı

Çevre hakkı, 1972 Stockholm Konferansı ve 1992 Rio Bildirgesi ile uluslararası gündeme girmiştir. İklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı ve çevresel yıkım, çevre hakkını üçüncü nesil hakların merkezine yerleştirmiştir (Boyd, 2012). Bu hak, yalnızca bireysel sağlık değil, gelecek kuşakların haklarını indicating intergenerational justice boyutunu da içermektedir.

Doğal Kaynaklar Üzerinde Daimi Egemenlik

Doğal kaynaklar üzerinde daimi egemenlik ilkesi, özellikle çokuluslu şirketlerin ve eski sömürge güçlerinin ekonomik tahakkümüne karşı geliştirilmiştir. BM Genel Kurulu’nun 1962 tarihli 1803 sayılı kararı, bu ilkeyi halkların kolektif hakkı olarak tanımıştır (Schrijver, 1997). Bu hak, kalkınma hakkı ile doğrudan bağlantılıdır ve ekonomik sömürünün insan hakları boyutunu görünür kılar.

İnsani Yardım ve Uluslararası Dayanışma

Silahlı çatışmalar, doğal afetler ve insani krizler, insani yardımın bir hak olarak tartışılmasına yol açmıştır. Bu bağlamda insani yardım hakkı, devletlerin ve uluslararası toplumun kolektif sorumluluğu çerçevesinde ele alınmaktadır (Slim, 2015). Bu hak, egemenlik ilkesi ile insan haklarının evrenselliği arasındaki gerilimi de yansıtmaktadır.

Üçüncü Nesil Hakların Hukuksal Statüsü ve Tartışmalar

Üçüncü nesil haklar, birinci ve ikinci nesil haklara kıyasla daha zayıf bağlayıcılığa sahiptir. Çoğu, sözleşmelerden ziyade bildirgeler ve yumuşak hukuk (soft law) belgeleri düzeyinde düzenlenmiştir. Eleştiriler, bu hakların belirsizliği ve devletlerin sorumluluğunun muğlaklığı üzerinde yoğunlaşmaktadır (Alston, 2001). Bununla birlikte, bu haklar küresel adalet ve kolektif sorumluluk tartışmalarında merkezi bir rol oynamaktadır. Üçüncü nesil haklar, bireysel ve sosyal hakların küresel ve kolektif koşullarını ele alır. Savaş, çevresel yıkım ve yapısal yoksulluk koşullarında, medeni, siyasal ve sosyal hakların fiilen kullanımı büyük ölçüde anlamsızlaşmaktadır. Bu nedenle üçüncü nesil haklar, diğer hak kategorilerinin yapısal önkoşulları olarak değerlendirilebilir.


11. Sonuç

Üçüncü nesil haklar, insan hakları hukukunun küreselleşen dünyada karşı karşıya kaldığı yeni sorunlara verilen kolektif bir yanıttır. Bu haklar, bireysel özgürlüklerin ötesinde, halkların, toplumların ve insanlığın ortak kaderine ilişkin talepleri insan hakları söylemine dahil etmektedir. Bu yönüyle üçüncü nesil haklar, insan haklarının küresel adalet boyutunu güçlendiren, ancak hukuksal bağlayıcılığı ve uygulanabilirliği bakımından halen mücadele konusu olan bir alanı temsil etmektedir.

Kaynakça

Alfredsson, G. & Eide, A. (1999). The Universal Declaration of Human Rights: A Common Standard of Achievement. Martinus Nijhoff.
Alston, P. (2001). A Third Generation of Solidarity Rights? Netherlands International Law Review.
Anghie, A. (2005). Imperialism, Sovereignty and the Making of International Law. Cambridge University Press.
Boyd, D. R. (2012). The Environmental Rights Revolution. UBC Press.
Cassese, A. (1995). Self-Determination of Peoples. Cambridge University Press.
Marks, S. (2003). The Human Right to Development. Oxford University Press.
Mutua, M. (2002). Human Rights: A Political and Cultural Critique. University of Pennsylvania Press.
Schrijver, N. (1997). Sovereignty over Natural Resources. Cambridge University Press.
Slim, H. (2015). Humanitarian Ethics. Oxford University Press.
UN General Assembly (1986). Declaration on the Right to Development.
Vasak, K. (1977). A 30-Year Struggle: The Sustained Efforts to Give Force of Law to the Universal Declaration of Human Rights. UNESCO.


İstersen üç makaleyi (1., 2., 3. nesil haklar) tek bir bütün kitapçık, karşılaştırmalı tablo, ders notu paketi ya da politika raporu formatında da birleştirebilirim.

Leave a Reply

Your email address will not be published.