İkinci nesil haklar, sosyal devletin tarihsel ürünü ve sınıf mücadelelerinin kazanımıdır. Bu haklar, insan onurunun yalnızca hukuki değil, maddi ve toplumsal boyutlarını güvence altına almayı hedefler. Günümüzde bu hakların korunması ve genişletilmesi, demokratik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin gerçekliği açısından belirleyici önemdedir.
İkinci nesil haklar olarak tanımlanan ekonomik, sosyal ve kültürel haklar, bireyin yalnızca hukuken özgür değil, aynı zamanda maddi ve toplumsal olarak insan onuruna yaraşır bir yaşam sürebilmesini hedefleyen haklardır. Bu haklar, 19. ve 20. yüzyıllarda sanayileşme, işçi sınıfının oluşumu ve sosyal devletin yükselişiyle birlikte tarihsel bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. Bu makale, ikinci nesil hakların tarihsel kökenlerini, işçi hareketleri ve sosyal mücadelelerle ilişkisini ve bu hakların ulusal ve uluslararası hukukta kurumsallaşma süreçlerini incelemekte; ayrıca bu hakların neoliberal dönemde karşı karşıya kaldığı yapısal aşınmayı eleştirel bir perspektifle değerlendirmektedir. İkinci nesil haklar, devletin yalnızca müdahale etmeme yükümlülüğüyle yetinmeyip, aktif sosyal politika üretme, kaynak tahsis etme ve eşitsizlikleri azaltma sorumluluğunu üstlendiği haklardır (Donnelly, 2013). Bu haklar, bireyin formel özgürlüklerinin, maddi yaşam koşullarıyla desteklenmediği sürece anlamsız kalacağı düşüncesine dayanır. Bu bağlamda ikinci nesil haklar, birinci nesil hakların sınıfsal ve toplumsal sınırlarının tarihsel olarak aşılması çabasının hukuksal ifadesi olarak değerlendirilmelidir (Marshall, 1950).
Tarihsel Arka Plan: Sanayileşme, Yoksulluk ve İşçi Sınıfı
Ondokuzuncu yüzyılda sanayi kapitalizminin yayılması, büyük ölçekli kentleşme, uzun çalışma saatleri, çocuk işçiliği, iş kazaları ve kitlesel yoksulluk üretmiştir. Bu dönemde bireysel özgürlüklerin anayasal olarak tanınması, emekçi sınıflar açısından fiili bir güvence yaratmamış; aksine, piyasa ilişkileri içinde “özgür ama yoksul” bir emekçi kitlesi ortaya çıkmıştır (Polanyi, 1944). Bu koşullar, ikinci nesil hakların tarihsel ihtiyacını doğurmuştur: İkinci nesil hakların gelişiminde sendikal hareketler, sosyalist ve sosyal demokrat siyasal akımlar belirleyici olmuştur. 8 saatlik işgünü mücadelesi, çocuk işçiliğinin yasaklanması, asgari ücret talepleri ve iş kazalarına karşı düzenlemeler, sosyal hakların fiili zeminini oluşturmuştur (Hobsbawm, 1964).
Bu mücadeleler, sosyal hakların bir lütuf değil, sınıf mücadelesinin kazanımı olduğunu ortaya koymuştur.
Sosyal Devletin Kurumsallaşması
Yirminci yüzyılın ilk yarısında, özellikle Büyük Buhran ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında, birçok ülkede sosyal devlet modeli kurumsallaşmıştır. Beveridge Raporu (1942) ve Keynesyen refah devleti politikaları, sosyal güvenlik, sağlık ve eğitim alanlarında kamusal sorumluluğun genişlemesini sağlamıştır (Esping-Andersen, 1990). Bu süreç, ikinci nesil hakların yalnızca talepler değil, kamusal yükümlülükler haline gelmesinin dönüm noktasıdır. İkinci nesil haklar Kırmızı Haklar olarak da anılır.
Haklar Bazında Tarihsel ve Hukuksal Gelişim
Çalışma Hakkı
İşsizliğin yapısal bir sorun haline gelmesi, çalışma hakkını sosyal politikanın merkezine taşımıştır. Bu hak, ICESCR md. 6 ile güvence altına alınmıştır (UN CESCR, 2006).
Adil ve Elverişli Çalışma Koşulları
Uzun çalışma saatleri, düşük ücret ve iş güvenliği eksikliği, bu hakkın doğuşunun temel nedenidir. ICESCR md. 7, adil ücret, güvenli çalışma ve dinlenme hakkını kapsamaktadır.
Sendika Kurma ve Üye Olma Hakkı
İşçilerin kolektif pazarlık gücünü artırmaya yönelik bu hak, ILO sözleşmeleri ve ICESCR md. 8 ile kurumsallaşmıştır (ILO, 2018).
Sosyal Güvenlik Hakkı
Hastalık, yaşlılık, işsizlik ve engellilik risklerine karşı toplumsal koruma ihtiyacı, sosyal güvenlik sistemlerinin doğuşuna yol açmıştır. Bu hak, ICESCR md. 9’da düzenlenmiştir.
Sağlık Hakkı
Salgınlar, işçi sağlığı ve yoksulluk koşulları, sağlık hizmetlerinin kamusal bir hak olarak tanınmasını zorunlu kılmıştır. ICESCR md. 12, sağlık hakkının kapsamını belirlemiştir (WHO, 2017).
Eğitim Hakkı
Okuryazarlık ve fırsat eşitsizlikleri, eğitimin kamusal bir sorumluluk haline gelmesine yol açmıştır. Eğitim hakkı, ICESCR md. 13 ve 14 ile düzenlenmiştir.
Barınma Hakkı
Sanayileşme ile ortaya çıkan gecekondu, aşırı kalabalık ve sağlıksız konut koşulları, barınmayı bir insan hakkı meselesi haline getirmiştir (UN-Habitat, 2014).
Yeterli Beslenme Hakkı
Kıtlıklar ve yapısal yoksulluk, beslenme hakkının tanınmasına zemin hazırlamıştır. Bu hak, ICESCR md. 11 kapsamında yer alır (FAO, 2011).
Kültürel Yaşama Katılma Hakkı
Kültürel yaşamın elitlere özgü olmaktan çıkarılması ve halkın kültüre erişimi, kültürel hakların gelişiminde belirleyici olmuştur. Bu hak, ICESCR md. 15 ile güvence altına alınmıştır.
Uluslararasılaşma: Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Rejimi
İkinci nesil hakların uluslararası düzeyde kurumsallaşması, şu belgelerle gerçekleşmiştir:
- İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (1948), md. 22–27
- Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ICESCR, 1966)
- ILO Temel Sözleşmeleri
Bu rejim, devletlere kademeli gerçekleştirme (progressive realization) yükümlülüğü yüklemiş; kaynakların azami ölçüde kullanılması ilkesini getirmiştir (Alston & Quinn, 1987).
Öte yanndan 1980’lerden itibaren neoliberal politikalar, özelleştirme, esnekleşme ve sosyal harcamaların kısılması yoluyla ikinci nesil hakları ciddi biçimde zayıflatmıştır. Bu süreç, sosyal hakların “maliyet” olarak görülmesine ve hak olmaktan çıkarılarak piyasa hizmetine dönüştürülmesine yol açmıştır (Harvey, 2005).
Bu bağlamda ikinci nesil haklar, günümüzde yalnızca hukuksal değil, aynı zamanda politik ve sınıfsal bir mücadele alanı olmaya devam etmektedir. Eleştirel yaklaşımlar, medeni ve siyasal hakların ancak ekonomik ve sosyal güvencelerle anlam kazanacağını vurgular. Açlık, işsizlik ve barınmasızlık koşullarında ifade özgürlüğü ve siyasal katılım, fiilen sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle ikinci nesil haklar, birinci nesil hakların maddi zemini olarak değerlendirilmelidir (Sen, 1999).
Fotoğraf Biamag sitesinden alınmıştır
Kaynakça
Alston, P. & Quinn, G. (1987). The Nature and Scope of States Parties’ Obligations under the ICESCR. Human Rights Quarterly.
Donnelly, J. (2013). Universal Human Rights in Theory and Practice. Cornell University Press.
Esping-Andersen, G. (1990). The Three Worlds of Welfare Capitalism. Princeton University Press.
FAO (2011). The Right to Adequate Food. FAO Publications.
Harvey, D. (2005). A Brief History of Neoliberalism. Oxford University Press.
Hobsbawm, E. (1964). Labouring Men. Weidenfeld & Nicolson.
ILO (2018). Fundamental Conventions of the ILO. ILO Publications.
Marshall, T. H. (1950). Citizenship and Social Class. Cambridge University Press.
Polanyi, K. (1944). The Great Transformation. Beacon Press.
Sen, A. (1999). Development as Freedom. Oxford University Press.
UN CESCR (2006). General Comment No. 18: The Right to Work.
UN-Habitat (2014). The Right to Adequate Housing.
WHO (2017). The Right to Health. WHO Publications.
İstersen bunu da birinci makaleyle tek bir derleme dosyası, karşılaştırmalı tablo (1., 2., 3. nesil haklar), ya da politika raporu formatında bir bütün haline getirebilirim.
Leave a Reply