Kanal İstanbul Rezerv Alanı – Yürütmeyi Durdurma Kararı ile Kanal İstanbul Hukuken Çökmüştür!
İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin 23.10.2025 tarihli kararıyla (E:2025/669) Kanal İstanbul’un dayanağı olan rezerv yapı alanı kararlarının yürütmesi durdurulmuştur. Bu karar; altı yıldır aralıksız sürdürülen mücadelede, Bahçeşehirliler Derneği (BADER) ve çevrecilerin kararlı hukuk takibinin doğrudan sonucudur.
Bu karar, daha önce 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı Değişikliği’nin iptal edilmesine rağmen idarenin gereğini yerine getirmemesi nedeniyle açılan yeni davanın hukuki meşruiyetini ve haklılığını bir kez daha teyit etmektedir. Mahkeme “hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemlerin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğacağı” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir.
Mahkeme kararında yer alan bilirkişi raporları ve hukuki değerlendirmeler, idarenin rezerv yapı alanı kararlarını mevzuata, şehircilik ilkelerine, kentsel dönüşüm esaslarına ve çevresel koruma gerekliliklerine aykırı biçimde aldığını bir kez daha ortaya koydu.
“Rezerv alan kararı için gerekli bilimsel ve teknik araştırmalar yapılmamıştır”
Mahkeme dosyasında bilirkişiler; tarım, orman, mera ve su havzası niteliğindeki alanlarda, zemin uygunluğu, eşik analizleri, çevresel etki değerlendirmesi, kentsel teknik altyapı analizleri, alternatif alan çalışmaları gibi zorunlu tetkiklerin hiçbirinin yapılmadığını tespit etmiştir.
“ Plan değişiklikleri şehircilik ilkelerine ve kamu yararına AYKIRIDIR”
Bilirkişi raporu: Tarım, orman, ekolojik tarım, mera, içme suyu havzası gibi korunması gereken fonksiyonların, hukuka ve planlama esaslarına aykırı şekilde kentsel gelişme alanına çevrildiğini, planın hem bilimsel hem teknik açıdan kamu yararı taşımadığını belirtmiştir.
“İşlemin yürütülmesi telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracaktır”
Mahkeme açıkça şu sonuca varmıştır: İşlem hukuka aykırıdır. Uygulanmaya devam edilmesi halinde geri döndürülemeyecek zararlar doğacaktır. Bu nedenle teminatsız şekilde yürütmenin durdurulması gerekir.
“Daha önce planların iptal edilmesi ve idarenin uygulamaması”
Mahkeme, geçmişte 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği’nin iptal edildiğini, buna rağmen idarenin iptal kararının gereğini yerine getirmeyerek hukuka aykırılığı sürdürdüğünü tespit etmiştir.
Bu durum, bugün alınan yürütmeyi durdurma kararını sadece hukuki değil, aynı zamanda siyasi bir zorunluluk haline getirmiştir. Yıllardır aralıksız sürdürülen hukuki takip; BADER ve çevrecilerin istikrarlı teknik takibi ile bugün yeni bir aşamaya gelmiştir.
Davacılar arasında yer alan Bahçeşehirlielr Derneği (BADER) Başkanı Uğur Barış Karabulut mahkemenin aldığı son karar sonrası “ Bu karar sadece bir yürütmeyi durdurma hükmü değildir. Bu karar ile İstanbul’un su havzalarını, ormanlarını, tarım alanlarının görmezden gelindiğinin, bugün yaşanan ulaşım, trafik ve altyapı sorunlarının gelecekte içinden çıkılmaz bir hal alacağının, plansız kentleşmenin getireceği çok büyük problemlerin İstanbul’un geleceğine kötü bir miras kalacağının bir kez daha tescillenmiş kanıtıdır. İdarenin hukuka aykırı işlemlerine açık bir “dur” diyen bu karar İstanbul’un yaşamsal varlıklarını koruma altına almıştır. Bu karar Kanal İstanbul’un hukuki dayanaklarının bir kez daha çöktüğünü tescil etmiş, geçmiş iptal kararlarının uygulanmamasının artık kabul edilemeyeceğini göstermiştir. Bu karar tarihsel bir yargı belgesidir. Bu karar, Türkiye hukuk tarihine “bilimin, aklın ve kamu yararının idarenin keyfi uygulamalarına üstün geldiği gün” olarak geçecektir. Kanal İstanbul hukuken çökmüştür.”
Leave a Reply