28 Nisan İş Cinayetlerinde Ölenleri Anma ve Yas Günü İlan Edilsin

28 Nisan İş Cinayetlerinde Ölenleri Anma ve Yas Günü İlan Edilsin

28 Nisan gününü dünyanın pek çok ülkesi “İş Cinayetlerinde Ölenleri Anma ve Yas Günü” ilan etmiştir.

Kaza ve hastalık adı altında anılan iş cinayetleri ile mücadele dünyada 200 yıldan beri sürüyor. 2001 yılında 28 Nisan’ı “Dünya Çalışma Güvenliği ve Sağlığı Günü” olarak ilan eden Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre dünya genelinde her yıl yaklaşık 2,5 milyon insan iş kazaları ve işle ilgili hastalıklardan dolayı ölüyor. Bu ölümlerin 2 milyondan fazlası ise işle ilgili hastalıklardan kaynaklanıyor. İşle ilgili hastalıklar “gizlenen salgın” olarak tanımlanıyor.

Türkiye’de kaza adı altındaki iş cinayetlerinde her yıl 2 binden fazla kişi hayatını kaybederken hastalık gerekçeli ölümler 10 bin kişiden fazlayı buluyor. Bu konuda kamusal farkındalığın sağlanması, ailelere sahip çıkılması ve yeni ölümlerin, sakatlanmaların, yaralanmaların ve hastalıkların olmasına engel olmak için, TBMM’nin 28 Nisan’ı İş Cinayetlerinde Ölenleri Anma ve Yas Günü olarak kabul eden bir yasa çıkarması önemli olacaktır.  

28 Nisan; Kanada, ABD ve İngiltere gibi ülkelerin de bulunduğu çok sayıda ülkede “Yas Günü” olarak kabul edilmiştir. Birçok ülkede de bu tarihlerde emek örgütleri etkinlikler gerçekleştirerek sağlıklı ve güvenli çalışma hakkını talep etmektedir.

Güvenli iş ve emek hakkı mücadelesi sosyal hak mücadelelerinin en çok gündemde olan ve en yaygın alanlarından biridir. Özellikle de rant odaklı ekonomiyle hızla sayıları artan iş cinayetlerine karşı mücadele konuyla ilgili demokratik toplum kuruluşlarının öncelikli faaliyeti haline gelmiştir. Her geçen gün bu cinayetlere birer ikişer onar işçinin bedeni eklenirken, ne bu ülke topraklarındaki gelmiş geçmiş en büyük iş cinayeti olan Soma milat olabilmiştir, ne de ders olabilmiştir. Soma’da 301 madencinin hayattan koparıldığı bu cinayetin yargı süreci, bu cinayetin sorumlularını kollamak üzere kurgulanmış, heyetler tehdit edilmiş, değiştirilmiş ve son olarak da mahkemeden çıkan ceza kararı, istinafta sorumlu firma patronu hem beraat hem de aynı faaliyetlerine devam olarak ödüle dönüştürülmüştür. Zaten Soma’dan bugüne Ermenek, Şirvan, İstanbul Havalimanı ve daha niceleri eklenmiştir. Daha 2 gün önce Bursa’da 3 işçi iplik fabrikasındaki patlamada hayatını kaybetmiştir.

İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması, sağlıklı ve güvenli ortamda çalışma tüm emekçiler için temel bir haktır. İşverenler ve devlet için ise görevdir. Ancak, sorumlular görevlerini yerine getirmeyip “bu işin fıtratında var” gerekçelerinin arkasına sığınmaktadırlar.

28 Nisan İş Cinayetlerinde Ölenleri Anma ve Yas Günü, gerçekleştirilecek etkinliklerle, bilimsel toplantılarla, anmalarla birlikte işçi sağlığı ve iş güvenliğinin korunması ve geliştirilmesi ihtiyacını devletin, sermaye sahiplerinin, emekçilerin ve kamuoyunun gündemine sokacak bir sembol tarih olacaktır. Bilanço çıkarılarak sorumlulardan hesap sorulacağı bir gündür.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da çağrımız yalnızca iktidara ve siyasi partilere değildir. Sendikaları, meslek örgütlerini, diğer hak örgütlerini, gerçek gazetecileri, araştırmacıları, akademisyenleri işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesini birlikte sürdürmeye çağırıyoruz.

28 Nisan vesilesiyle tüm işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ı kutluyor, insanca yaşam ve çalışma şartları ile demokratik hak ve özgürlükler mücadelesini büyüteceğimizi duyuruyoruz.

Sosyal Haklar Derneği